Saygılar ve hörmetler... Askerliğin de etkisiyle uzunca bir ara yazamadığım bloguma, farklı tarzda bir hikayeyle dönüş yapıyorum. Yalnız bu sefer yazının kaynağı bu blog değil,http://oyku.kayiprihtim.org/gurultu-kasabasi-dekadans/ Devamı gelecektir...
Bazı anılar vardır da asla unutamazsınız ya... İşte bende onlardan çok az var malesef. Ama var olanlar gerçekten unutulmazlar. Mesela hafıza silme makinası icat olsa...
Çocukken televizyonda, erken şöhret yakalamış akranlarımızı görünce bir garip hissederdim. El kadar çocuk filmlerde oynar, şarkı söyler, sportif başarılarıyla gündeme gelirken, aynı fiziksel orantıda olan...
Her rüyamda olduğu gibi, yine ölüyordum. Ölümün çok çeşitli yollarını, çok farklı lezzetlerle sunuyordu bana bilinçaltım. Uyanıp hala hayatta olduğumu farkedince, birazcık...
Hangi seneydi hatırlamıyorum ama çok güzel bir seneydi. 4 mevsim de çok ayarında geçiyor, mevsimsel değişikliklerin aniliği yüzünden bünyemiz allak bullak olmuyordu....
Seyrelmeye başlamış olan saçlarımı sapı kırık tarağın arkasından tutarak sertçe taradım. Aynadaki kirli sakallı yüzüme kısaca bir göz attıktan sonra, ceketimi sağ...
Ne zaman başladı hatırlayamıyorum.Yani herşeyi unutmaya başlamam... Hatırlayamadığım şey, bazı şeyleri hatırlayamamaya başlama tarihim... Yani hatırlayamadıklarımın listesi epey kabarık diyebiliriz. Yazdıktan sonra...
" Bil bakalım ne düşünüyorum!" diyip beklentiyle gözlerimin içine baktı. Ben de boş boş bakarak muntazam bir karşılık verdim. "Bence yaşadığımız muhiti...
Ben demiştim almayalım diye! Ama her zaman ki gibi lafımı dinletemedim ve o bana alındı."Giymeyeceğim" dediğimde, "yalın ayak dolaşırsın o zaman"...
İlk okulum Kadıköy'de Moda'da yeni inşa edilmiş ve hala bahçesi,girişi inşaat halinde olan Nihat Işık diye bir okuldu.O zamanlar hangi akla hizmet...
"Kuru kuru yenmez o şimdi.Sana bir ayran alayım." Kafamı kaldırıp baktığımda simidime dikilmiş gözlerini gördüm.Ayran alıp simidime ortak olmaya çalışacağı çok belliydi."İstemem ayran falan.Varsa paran...
"Oooof" dedim ve ayağa kalktım.Çok sıkılmıştım bütün gün beklemekten.Hayatımın yemek,içmek,uyumak dışındaki bölümlerini,"bekleyerek" geçirdiğim hissine kapılmaya başlıyordum giderek.Odanın dibinde,pencerenin hemen altında can çekişmekte...
...ve "siyah fon" idam edildi.Bazı arkadaşlarımın yoğun,bitmek bilmeyen,yakama sülük gibi yapışan ve beni kendimden geçiren uyarıları nedeniyle blogun fontunda bir değişikliğe gitmeye karar verdim.Aslında bu...
Şahin gibi bir ifade takınmıştım yüzüme.Avına odaklanmış ve kaçırmaya hiç niyeti olmayan bir şahin.Kanatlarımın altındaki rüzgarı hissedebiliyordum.Geriye doğru açtığım kollarımın arasından koltuk...
22 sene oldu neredeyse ben hayata geleli.Şöyle dönüp de geriye baktığımda hayatıma ne çok insan girmiş çıkmış veya teğet geçmiş dediğim oluyor.Özellikle...
Tek başıma bi süre yürüdükten sonra bir iki arkadaşıma rastladım.Pek sık görüşmediğim insanlar...Yine de durdum yanlarında biraz lafladım.Buluşacağım arkadaşlarımın gelmesine henüz vakit...